Değerli madenler içerisinde en eski geçmişe sahip olan altın, dayanıklı olup şekillendirilebildiği ve nadir bulunduğu için yüzyıllar boyunca beğeni ile mücevher olarak kullanılmıştır.

Nadir oluşu altını değerli kılmaktadır. En eski parasal sistemlerinin temeli olması yanında günümüzde da dünya ekonomilerinde önemli rol oynamaktadır.

Altın kuyumculuk dışında elektrik/elektronikte, uzay sanayinde, dişçilikte, tıpta, kimya sanayinde vb. endüstriyel olarak ta kullanılmaktadır.

Az ve nadir bulunması, korozyona karşı dayanıklı ve biçimlendirilebilir olması, yoğunluk ve ağırlığının diğer metallere göre fazla olması, renginin beğenilmesi, yüksek sıcaklıkta eriyip form bozukluğu yapmaması ve endüstriyel olarak da kullanılması popüler bir maden olan altını değerli yapan özelliklerdir.

Altın takı alırken takı da altın karatını ve firma logosunun gösteren damganın olmasına dikkat ediniz.

TARİHİ

    • Kutsal kitaplarda bile adı geçen ilk atomik element altındır.
    • İlkel insanlar altını sadece su yataklarında bulabiliyorlardı. Buldukları bu parçaları, kısa sürede kendilerine ışık, sıcaklık ve ekinlerini veren güneş tanrısı ile eşleştirdiler. Ayrıca dini törenler ve ilkel medeniyetlerde törensel obje olarak kullandılar.
    • M.Ö. 700’de altın ekonomik hayatta kullanılmaya başlandı.
    • M.Ö. 550’de Lidya devleti ilk altın parayı bastırdı.
    • Ortaçağdan itibaren, altın madenleri keşfi büyük altın arama göçlerine sebebiyet verdi.
    • 19. yüzyılda, altının değerini ifade etmek için “binler” sistemi geliştirilmiştir.
    • 1849'da California'da bir su değirmeni işçisinin, dere yatağında tesadüfen altın bulması "Altına Hücum"u başlattı.
    • Dünyadaki en büyük altın rezervi 1886’da Güney Afrika’da Witwatersrand Reef’te bulundu.
    • Bugüne kadar en büyük altın külçesi Avustralya'nın Victoria eyaletinde çıkarıldı. "Welcome Stranger" adı konulan bu külçenin ağırlığı 78 kg. idi ve yüzde 91 saf altından oluşuyordu.
    • Altın, ekonominin dışında, cazibesi sayesinde takıya da dönüştürüldü.
    • Nesilden nesile aktarılarak, bir hatıra eşyası/ takısı olarak da manevi değer oluşturdu.
    • Doğal güzelliği, işlenebilirliği, yüksek değeri ve tarihsel geçmişi ile altın, dünyadaki en önemli kuyumculuk metali olarak yerini aldı.

DEĞERİ

Altın değeri altının saflığı ile belirlenir. 24K değerinde, 999,9 saflığına sahip ve içinde başka metal ve/veya element barındırmayan altına saf altın denir.
Dünya’ da altının saflığı için kullanılan ölçü birimi Karat’ tır. 1 Karat 1/24 saflıkta olup, saf altın bu nedenle 24 karattır. 
Saf altın yani 24K altın mücevher olarak kullanmak için yumuşak olduğundan gümüş, nikel, bakır gibi farklı metaller ile karıştırılarak sertliği artırılmaktadır. 
18K, 24 karat içerinde 18 karatın saf altın ve geri kalan 6 karatın ise başka metallerden oluştuğunu ifade etmektedir.
Ayrıca, 19. yüzyılda, altının değerini ifade etmek için “binler” sistemi geliştirilmiştir. Örneğin 18 karat altın 750 olarak tanımlanmakta olup, 750’ si saf altını kalan 250’lik bölüm ise diğer metalleri ifade eder.



Karat

Altın Oranı

Altın Yüzdesi

Saflık

24K

24/24

99,9%

999 veya 1000

22K

22/24

91,6%

916 veya 917

21K

21/24

87,5%

875

18K

18/24

75,0%

750

15K

15/24

62,5%

625

14K

14/24

58,3%

583 veya 585

12K

12/24

50,0%

500

10K

10/24

41,6%

416 veya 417

9K

9/24

37,5%

375

8K

8/24

33,3%

333

RENKLERİ


Altın, gümüş, nikel, bakır gibi madenler ile karıştırılarak rengi ve sertlik gibi özellikleri değiştirilen madenlere alloy denir.

Altın farklı madenler ile karıştırılarak farklı renkler oluşmasını sağlamaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta altının renginden dolayı altın değerinin değiştirmeyeceğidir. Örneğin 18K altın bir yüzük ister sarı, pembe veya beyaz olsun 18 karat saf altındandır.

Aşağıda da görüldüğü gibi farklı karışımlar altın rengini etkiler.

Örneğin, eğer altın;

Bakır ile karıştırılırsa Pembe,
Bakır ve Çinko veya Bakır ve Gümüş ile karıştırılırsa Sarı,
Gümüş, Bakır ve Çinko ile karıştırılırsa Yeşil,
Nikel, Çinko, Bakır ve Manganez ile karıştırılırsa Beyaz rengi olur.

 

ALTIN BAKIMI


Mücevherlerinizi çok uzun süre kapalı, havasız ortamlarda (kasa, çelik vb.) tutmayınız. Oksijensiz ortamlar mücevher yüzeyinde okside olup renk atmasına sebep olabilir. Takılarınızı asitli bileşimler, çamaşır suyu, aseton ve benzeri kimyasallar içeren maddelerden uzak tutunuz. Bulaşık deterjanları ve el kremleri bile mücevherinizi doğal görüntüsünden uzaklaştırabilir. Yine saç spreyleri ve kozmetikler başta inicili mücevherlerinize zarar verebilir. Bu gibi işlemlerden sonra ürünleri flanel veya benzeri yumuşak kumaşlar ile temizleyebilirsiniz. Temizlik ve benzeri rutin ev bahçe işlerine başlamadan, spor yapmadan ve klor içeren yüzme havuzlarına girmeden önce mücevherlerinizi mutlaka çıkarınız. Mücevherlerinizi birbirine temas etmeyecek şekilde ya orijinal ambalajında ya da ya da bir kutuda birbirinden bağımsız olarak saklayınız. Kıymetli taşların bulunduğu ürünler diğer mücevherlerinize temas ettiğinde çizilmelere yol açabilir.