Türkiye için 1950 yılı her bakımdan yaşamsal bir yıldı. 1939'dan 1945'e kadar süren II. Dünya Savaşı'nın ardından Türkiye, 1946 ile birlikte çok partili yaşama geçmişti. Türkiye'nin her anlamda dünyayla bütünleşmesi hızlanıyordu. İşte Altınbaş Holding'in temelleri de Türkiye için böylesine önemli olan bir yılda atıldı. Altınbaş Kuyumculuk, Kurtuluş Savaşı'ndaki direnişin en önemli kalelerinden birisi olan ve bu mücadelesiyle Atatürk gibi "Gazi" unvanına layık görülen Gaziantep şehrinde Türkiye ile buluştu. Mehmet Altınbaş tarafından kurulan bu kurum, aradan yaklaşık 50 yıl geçtikten sonra Türkiye'nin en önde gelen holdinglerinden birine dönüştü.

Altınbaş'ın tarihi, Türkiye'nin kalkınmasına paralel bir tarihtir. 1980'lerde küreselleşmenin öneminin iyice farkına varan Türkiye'de, Altınbaş Kuyumculuk da bu sürecin gereği olan dışa açılmayı gerçekleştirdi. Altınbaş Mücevherat'ın kuruluşuyla Altınbaş, yurtdışına açıldı.

Bu yurt dışına açılış 2008 yılına gelindiğinde 35 ülkeye doğrudan, 80 ülkeye dolaylı ihracat yapan bir devin ilk hamlesiydi. Yurt dışına açılmasından kısa bir süre sonra Altınbaş, Kıbrıs Altınbaşbank'ı kurdu. Böylece hem yurt dışında doğrudan yatırımlara başlıyor, hem de finans sektörüne el atıyordu. Finans sektörüne güçlü bir giriş yapan Altınbaş, aynı dönemde yine KKTC'de Altınbaş Yatırım'ı kurarak bu sektörde ne kadar iddialı olduğunu gösteriyordu.

Dünya 21. yüzyıla yaklaştıkça, arz ve talep arasındaki denge talep lehine değişmekteydi. Bu durum yüzyıllarca geçerli olan "Ne üretirsem onu satarım" anlayışını yıkmış ve artık ürünlerin tüketicilere ulaştırılması aktif bir pazarlama ayağını şart koşmuştu. Küresel dinamiklere çok çabuk ayak uyduran Altınbaş, bu nedenle pazarlamanın önemini derinden kavramış ve ASSOS Pazarlama Firması'nı faaliyete sokmuştu.

Ardı ardına şirketler kuran Altınbaş, Kıbrıs'taki yatırımlarına devam etti ve Altınbaş Sigorta'yı kurdu. Bu yatırımın ardından çok kısa bir süre içinde Altınbaş, Kıbrıs'ta önemli bir yatırıma daha imza attı ve ALPET'i kurdu. Böylece Altınbaş, 21. yüzyılın en önemli sektörü olan enerjiye daha 20. yüzyıl bitmeden entegre oldu. Yaşamın ve üretimin temel girdisi olan enerji sektörü, dünya için olduğu kadar Türkiye için de çok önemli bir bileşendir. ALPET, enerji piyasasına getirdiği yüksek standartlarda hizmet anlayışıyla kısa zamanda sektörün başaktörlerinden birisi haline geldi.

Değişen dünya şartlarına çok çabuk ayak uydurma becerisine sahip olan Altınbaş, küresel gelişmeleri anı anına takip ederek Türkiye'de yine bir ilki gerçekleştirdi ve kuyumculuk sektöründe bayilik sistemini Türkiye'de uygulayan ilk firma oldu. Bunu Sultanahmet'te açılan ilk Altınbaş Kuyumculuk mağazası izledi. Böylece Altınbaş Grubu, pazarlama ve dağıtım kanallarındaki "tüketiciye doğrudan ve en iyi hizmet aracılığıyla ulaşmak" mottosu doğrudan şirketin organik kolları aracılığıyla Türkiye'yi sarmaya başladı.

Artık pek çok sektörü ve pek çok şirketi çatısı altında bulunduran Altınbaş ailesi, tüm bu şirketleri tek bir çatı altında toplama gerekliliğini duydu ve böylece Türkiye, Altınbaş Holding'e kavuştu. Böylece Altınbaş ailesinin 1950'de başlayan Türkiye'ye sağladığı katma değer serüveni dev bir Holding olarak, yani gittikçe ivme kazanarak sürüyordu.

2000'de Dünya yeni bir binyılı karşılarken, Altınbaş Kuyumculuk da, Türkiye ile yeni bin yılda yeni bir ürün çeşidini, Altınbaş Pırlanta'yı tanıştırdı. Zerafetin ve şıklığın en önemli bileşenlerinden olan ve zenginleşen Türkiye'yi simgeleyen bu ürün, bugün Türkiye'nin en çok aranan mücevher markaları arasına girdi.

Altınbaş Holding, Türkiye'nin 2001 yılında yaşadığı büyük ekonomik krize rağmen, Türkiye adına yatırımlarını yapmayı bütün hızıyla sürdürdü. Kıbrıs'ta kurulan enerji şirketi ALPET, Türkiye'de de faaliyete geçti. Böylesine zor bir zamanda, Altınbaş Holding, ülkesine enerji sağlama görevini üstlendi.

Altınbaş Holding, 2004 yılında da Altınbaş Mücevherat bünyesinde Türkiye'nin ilk altın fabrikasını kurdu.

Altınbaş Kuyumculuk'un mağazacılık sistemine geçişinin ardından, ASSOS mağazacılık sistemine geçti. Böylece Altınbaş Holding, Altınbaş Kuyumculuk ve ALPET'in ardından, ASSOS'ta da organik dağıtım kanalları aracılığıyla tüketicilere doğrudan ulaşma prensibini yaşama geçirdi ve 21. yüzyılın dağıtım kanalı sistemine güçlü bir şekilde uyum göstererek bu sistemin Türkiye'deki öncüsü olduğunu göstermiş oldu.

Altınbaş Holding, kendisine koyduğu küreselleşme ilkesi çerçevesinde ve organik yayılma prensibi bağlamında, dünyanın her yanına yayılabilmek adına Transal Denizcilik'i kurarak lojistik grubunda gemi filosu yönetimine de başladı. Böylece uluslararası holding olma yolunda çok önemli bir büyük adım daha atılmış oldu. Aynı dönemde Galata Denizcilik kurularak yeni gemi yatırımları gerçekleştirilmeye başlandı.

Altınbaş Holding'in enerji, finans, mücevherat ve lojistik sektörlerinin ardından diğer bir yatırımı ise gayrimenkul sektöründe oldu ve ALYAP Şirketi'ni kurarak gayrimenkul yatırım ve gelişitirme alanında da varlığını duyurdu. Aynı dönemde Altınbaş Holding'in Türkiye'deki enerji şirketlerinden ALPET, Kıbrıs'tan sonra, Arnavutluk'ta da faaliyete geçerek, uluslararası bir şirket olma konumunu daha da perçinledi. Arnavutluk pazarında kısa sürede sektörel liderliği eline geçiren ALPET, Arnavutluk'ta 2007 yılının en başarılı yatırımcısı unvanını aldı. Uydudan on-line kontrollü akaryakıt istasyonları aracılığıyla sağladığı hizmetle büyümesini sürdüren ALPET, büyük şehir merkezlerindeki 80'i aşkın istasyonuyla Arnavutluk'un ekonomisine yön vermeye devam ediyor.

Altınbaş Holding için 2006 yılı da oldukça hareketli geçti. Aynı yıl Altınbaş Holding, tüm finans şirketlerini tek bir marka altında topladı. Genel Merkezi Lefkoşa'da olan ve Kıbrıs genelinde yaygın şube ağıyla kurumsal ve bireysel bankacılık hizmeti veren Creditwest Bank, 2007 yılına gelindiğinde aktif büyüklüğünü yüzde 62, öz kaynaklarını da yüzde 56 oranında arttırmayı başardı. Aynı dönemde Atak Madeni Yağ kuruldu. ASSOS, pırlanta sektörüne giriş yaptı. Mücevherat Grubu'na ise, Ellda adı ile yeni bir altın markası katıldı.

Tüketicilerle olan ilişkilerinde her zaman, en kaliteli, en hızlı ve en güvenilir olma ilkesini prensip edinen Altınbaş Holding, bu bilinçle İSO 14001 Çevresel Güvence Standardı Belgesi'ni aldı. Altınbaş Holding, çevreye ilişkin duyarlılığını yine 2007 yılında TTGV Projesi ile gerçekleştirdiği "Altın Hurdalarından ve İkincil Kaynaklardan Çevreye Dost Sistemlerle Rafine Altın Geri Kazanımı ve Pilot Tesisi Kurumu" ile yineledi. Mücevherat sektöründe pekçok ilki gerçekleştiren Altınbaş Holding, TC Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünden Özel Ayar evi Yetki Belgesi aldı. Ayrıca, Altın Rafinasyon Sistemi kurdu. 2007 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu ile Takı Tasarımı Önlisans Programı için ortak çalışma başlatarak, kuyum üzerine hem kalite, hem işleme, hem de beşeri kaynak üçlemesi üzerine en gelişmiş ve en sistemli şekilde çalışmaya başladı.

Altınbaş Holding'in finans konusundaki yatırımları da hız kesmeden sürdü. Creditwest Bank, İlk Türk Sermayeli Banka olarak Ukrayna'da faaliyete geçti. Creditwest Faktoring son beş yıldan bu yana yirmi katı aşan bir büyüme gerçekleştirmeyi başararak, ülkemizin halka açık iki faktoring firmasından biri olarak, İMKB'nin en çok kazanç sağlayan şirketleri arasında yerini aldı. Ayrıca Factors Chain International Uluslararası Faktoring Derneği üyesi olan Creditwest Faktoring, Türkiye'de faktoring sektörünün en önemli oyuncuları arasında yer alıyor.

Altınbaş Holding, sosyal sorumluluk projelerinde ve bölgesel kalkınmanın desteklenmesinde sık sık kendisini göstermektedir. Bunun son örneklerinden birisi, Altınbaş Holding'in 2007 yılında TMSF'nin açtığı ihale sonucunda Türkiye'nin en köklü ve en başarılı spor kulüplerinden birisi olan Göztepe Spor Kulübü'nü satın almasıdır. Bugün Göztepe, profesyonel ligde mücadele etmektedir. Bundan başka Altınbaş Holding, Arnavutluk'ta Dinamo Tiran Futbol Takımı'na ALPET sponsorluğuyla 6 yıldır hasret kaldığı lig şampiyonluğunu yaşamasına katkıda bulunmuştur.

Elde ettiği başarıları ve deneyimleri Türk halkı ile paylaşma ilkesini her fırsatta yaşama geçiren Altınbaş Holding'in 2008 yılında bu konu üzerindeki son hamlesi Türkiye'ye yeni bir üniversite armağan etmek olmuştur. TBMM Genel Kurulu, 2008 yılında Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür Vakfı'nca İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin kurulmasına izin vermiştir. Bu yeni üniversitede çağın son olanaklarıyla, en son gereksinimlerine uygun, donanımlı gençler yetiştirilmesi, Türkiye'ye yeni ufuklar açılması ve armağan edilmesi amaçlanmaktadır. 2011-2012 eğitim öğretim yılında hizmete giren üniversitede çoğunlukla burslu öğrenciler eğitim görmektedir.

Kuyumculuk sektörüyle 1950'lerde çıktığı yola Türkiye'nin en önde gelen uluslararası yatırımcısı olarak devam eden Altınbaş Holding enerji, finans, mücevherat, lojistik, gayrimenkul, eğitim ve spor alanlarında bünyesinde barındırdığı 35 markasıyla her geçen gün ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam etmektedir.